|
03/2010
Berlin'de BALAYI
Aytaç Köktürk - Altyazı
Bal
Yön: Semih KaplanoÄŸlu
Semih KaplanoÄŸlu'nun ‘Yusuf Üçlemesi'nin son filmi Bal üçlemenin kahramanı Yusuf'un çocukluk dönemine eÄŸiliyor. KaplanoÄŸlu, özellikle baba-oÄŸul iliÅŸkisini odaÄŸa alarak, küçümsenmelerin, farklı anlarda güçsüz hissetmenin, zayıflığın, sabrın, doÄŸayla olan uyumun, zorlukları aÅŸmanın, el becerisinin, kendi kendine yeterliliÄŸin, sessizlikten beslenen tevekkülle yoÄŸrulduÄŸu zihinsel ve duygusal bir atmosfer oluÅŸturuyor.
Özelde Karadeniz'de bir daÄŸ köyünde yaÅŸayan bir ailenin öyküsünü anlatsa da film İslamiyetten beslenen heterodoks bir maneviyata ve dinlerarası göndermelerle yoÄŸrulan evrensel ruhani bir tona da sahip. Yusuf karakterinin babasının adının Yakup olmasını, gördüÄŸü rüyaların gerçekleÅŸmesini, dere kenarında görülen ceylanı ve babasının "rüyalarını kimseye anlatma" tavsiyesini Yumurta'da Yusuf'un kendini kuyuya atılmış olarak görmesiyle birlikte düÅŸündüÄŸümüzde, filmin alt-metinleri arasında bir Yusuf-Yakup peygamber analojisinin de bulunduÄŸunu söyleyebiliriz.
Bal, Rimbaud ÅŸiiriyle. Rembrandt ve Vermeer resimleriyle, öykü ve romana has özellikleriyle, biçimini oluÅŸtururlarken farklı sanatlardan besleniyor. Film tematiÄŸini belli bir sorunsal etrafında sürekli deneyen tutarlı bir teknikle anlatmasının yanında, Tarkovskiyen bir ÅŸekilde sinemada sinemada ÅŸiire ve ÅŸiirsele kuvvetli bir çaÄŸrı yapıyor. Bunun yanında, Yusuf'un önceki filmlerde gördüÄŸümüz karakterini ÅŸekillendiren izler, insanın doÄŸa ve toplumsal koÅŸulları içindeki zayıflık, uyum ve direnme duygusunu seyirciye de güçlü bir ÅŸekilde geçirerek üçlemeyi sinematik olduÄŸu kadar edebi bir derinlikle tamamlıyor.
Bal genel olarak insanın çevresiyle ve doÄŸayla olan iliÅŸkisini, özeldeyse kültürüne duyduÄŸu sorgulayıcı merakı güçlü bir sinematografiyle anlatıyor. KaplanoÄŸlu, katı rasyonalizmle manevi kültürün birbirine baskın çıkmadığı karmaşık bir gerçeklikle Türkiye'yi tartışmaya açan alternatif hayatları temsil yerine takdimle gösteren, kaderle kaderciliÄŸin birbirinden ayrıldığı bir maneviyattan beslenen ancak diyalektik iliÅŸkiyi de elinden bırakmayan, temelinde "insancıl" bir akla vurgu yapan çok güçlü bir film ortaya çıkarıyor. |